ASTRONOT GÜNLÜĞÜMDEN
-
Boyut kapılarından hiç haz etmem. İnsan, ninesinin gözlüğünü takmış çocuk gibi, hep bir girdaba doğru yürüdüğünü hissediyor bi süre. Hadi insanları geçtim, ya insanların yanında gezdirdikleri elektronik zibidilere ne demeli.. Onlar bizden daha çok sersemliyor inan bana.
Geçen bizim Gizmorella tutturdu ben de gelicem Terrarosa'ya.. Hadi kırmayım dedim, gelsin. Bunun bi Elvis takıntısı vardı zaten nicedir. Akşam döndük eve, baktım bi garip haller olmuş. Ne oldu sana dedim, neyin var.. Elvis yaşıyormuş, T.R.'de gördüm dedi. Aklı bir karış havada zamazingonun. Zamane yapay zekaları işte. Ne diyorsun sen dedim, ne Elvis'i. Yemin etti. Şüphelendim. Belki genetik mühendislerinin işgüzarlığıdır. Herşeyi beklerim onlardan. Gidelim bari dedim. Zaten Gizmorella'nın da morali bozuktu son zamanlar. Atalarının kondansatör olduğunu öğrendiğinde çok gücüne gitmişti. Depresif takıldı bir süre. Kısa devre yapmasından korktuk. Sonra kendine geldi yavaş yavaş. Bunda bizim telkinlerimizin de etkisi olmadı değil. Kondansatör dediğin de önemli bi şeydir yavrucum diye uzun uzun izah ettim ona.
Neyse, kalktık geri gittik. Günde iki gidiş geliş canıma okuyor. Elvis'i de bulamadık. Saçını bulduk. O kaçtı biz kovaladık.. Yakalayamadık.
Yorgun düştük. Ev gibisi yok. Rahat bırak dedim Elvis'i, canı ne istiyorsa onu yapsın, bize mi düştü... Erken dönelim eve dedim, geçe kalınca uykumu kaçırıyor boyut kapısından geçmek..
Geri geldik. Gizmorella'nın yüzünden düşen bin parça.. Saçı da yapmış Elvis modeli..
Hay allahım.. Bari kapalı giyinseydin biraz. Çok demode olmuşsun. Kirpik ruj muj.. 20-21'ler çok güzeldi sanki.
Yarın yine gidelim mi dedi... Üstüne düzgün bişeyler giy, gideriz dedim.